Koray
New member
Erkeklerin daha çözüm odaklı ve stratejik, kadınların daha empatik ve ilişki odaklı olabileceği örnekler elbette görülebilir; fakat bunu biyolojik bir kural gibi sunmak hem yanlış hem de sıkıcı olur.
Finans piyasaları zaten yeterince karmaşık. Bir de herkesi iki kutuya koyup işi daha da zorlaştırmaya gerek yok.
Faiz Paritesi Gerçekte Her Zaman Çalışıyor mu?
İşte burada teorinin kravatını çıkarıp gerçek hayatla tanışıyoruz.
Faiz paritesi önemli bir teorik çerçeve olsa da piyasaların her zaman kusursuz biçimde teoriye uyması beklenmez.
Özellikle uncovered interest parity, yani örtüsüz faiz paritesi konusunda ampirik çalışmalar önemli sapmalar bulunduğunu gösteriyor. IMF'nin kapsamlı değerlendirmelerinden biri, UIP varsayımının özellikle kısa vadelerde ampirik olarak güçlü biçimde sorgulandığını belirtiyor. IMF+1
BIS de covered interest parity'nin küresel finansal kriz sonrasında belirli dönemlerde sistematik biçimde bozulduğunu ve bunun hedge talebi, arbitraj kapasitesindeki sınırlamalar ve banka bilanço kısıtları gibi faktörlerle ilişkili olabileceğini tartışıyor. Bank for International Settlements
Yani ders kitabında:
Faiz farkı → kur farkı → denge
gibi tertemiz bir denklem görebiliriz.
Gerçek hayatta ise araya;
- likidite,
- işlem maliyetleri,
- kredi riski,
- piyasa stresi,
- sermaye hareketleri,
- merkez bankası politikaları,
- yatırımcı beklentileri
girebilir.
Finans piyasası bazen matematiği sever ama matematiğin söylediğini yapmayı reddeder.
Biraz aile toplantısındaki “mantıklı karar” tartışmasına benziyor.
Herkes hesabı yapmıştır ama kimse aynı sonuca ulaşmaz.
Faiz Paritesi ile Carry Trade Arasındaki İlginç İlişki
Faiz paritesini anlamanın en eğlenceli yollarından biri carry trade kavramına bakmaktır.
Carry trade kabaca düşük faizli bir para biriminden borçlanıp yüksek faizli bir para biriminde yatırım yapma stratejisidir.
Örneğin yatırımcı düşük faizli para biriminden borçlanıyor, daha yüksek faiz veren başka bir para birimine geçiyor ve aradaki faiz farkından yararlanmaya çalışıyor.
BIS'in açıklamasına göre carry trade stratejisinde yatırımcı düşük faizli bir para birimini fonlama amacıyla kullanırken daha yüksek faizli bir para biriminde yatırım yapar. Ancak yüksek getirili para biriminin değer kaybetmesi faiz avantajını silebilir. Bank for International Settlements
İşte faiz paritesi burada önemli bir teorik sınır çiziyor.
Eğer örtüsüz faiz paritesi kusursuz biçimde çalışsaydı, yüksek faizli para biriminin zaman içinde değer kaybı beklenir ve faiz farkından elde edilen avantaj dengelenirdi.
Fakat gerçek dünyada bu ilişki her zaman kusursuz gerçekleşmediği için carry trade stratejileri yatırımcıların ilgisini çekebiliyor.
Tabii “Faiz yüksek, hemen al!” cümlesi yatırım tavsiyesi değil; finansal felaket için hızlı tren bileti de olabilir.
Türkiye Açısından Faiz Paritesine Bakmak
Türkiye gibi döviz kuru hareketlerinin ekonomik kararlar açısından önemli olduğu bir ekonomide faiz paritesi kavramı özellikle dikkat çekicidir.
Bir yatırımcı TL faizine bakarken şu soruları birlikte düşünmelidir:
Nominal faiz ne kadar?
Beklenen enflasyon ne kadar?
Kurun geleceğine ilişkin beklenti ne?
Hedge yapmak mümkün mü ve maliyeti ne?
Yatırımın vadesi ne kadar?
Likidite ihtiyacı var mı?
Risk primi ne durumda?
Burada yalnızca faiz oranını ekrana yazıp “En yüksek olanı seçiyorum” demek biraz markete girip sadece indirim etiketine bakarak alışveriş yapmaya benzer.
Yüzde 50 indirim gerçekten avantajlı olabilir.
Ama ihtiyacınız olmayan ürün yüzde 50 indirimli olduğunda hâlâ ihtiyacınız olmayan üründür.
Finansta da yüksek faiz tek başına yüksek reel veya döviz bazlı getiri anlamına gelmez.
Faiz Paritesini Okurken Yapılan En Büyük Hatalar
Birinci hata, faiz oranını tek başına değerlendirmek.
İkinci hata, kur riskini yok saymak.
Üçüncü hata, teoriyi garanti gibi görmek.
Dördüncü hata, kısa vadeli piyasa hareketlerinden uzun vadeli ekonomik sonuç çıkarmak.
Beşinci hata ise faiz paritesini “kur kesin olarak şu kadar değişecek” şeklinde yorumlamak.
Özellikle UIP söz konusu olduğunda bu yaklaşım problemli olabilir. Akademik literatürde UIP'nin kısa vadede birçok kez reddedildiğine ilişkin güçlü bulgular bulunuyor. IMF+1
Dolayısıyla faiz paritesi bir kristal küre değildir.
Daha çok, önümüzdeki yolu anlamamıza yardım eden bir harita gibidir.
Harita önemlidir.
Ama hava şartlarını, yol çalışmalarını ve sürücünün kahvesiz olmasını harita bilemez.
Forumda Asıl Tartışılması Gereken Soru Ne?
Bence “Faiz paritesi çalışıyor mu?” sorusundan ziyade şu sorular daha ilginç:
Hangi koşullarda çalışıyor?
Hangi vadede daha anlamlı?
Risk primi ne kadar önemli?
Merkez bankalarının beklentileri bozması durumunda ne oluyor?
Hedge maliyeti yatırım kararını nasıl değiştiriyor?
Ve belki en önemlisi:
Bir yatırımın faiz getirisi yüksek diye neden otomatik olarak daha iyi olduğunu düşünüyoruz?
Çünkü yatırım dünyasında yüzdeyi görmek kolaydır.
Riski görmek daha zordur.
Bir yatırım hesabında yüzde 40 yazabilir. Fakat o yüzde 40'ın hangi para biriminde kazanıldığı, hangi sürede elde edildiği, enflasyonun ne olduğu, kurun nasıl hareket ettiği ve yatırımın ne kadar risk taşıdığı bilinmeden bu rakam tek başına fazla bir şey söylemez.
Sonuç: Faiz Paritesi Aslında Bize Ne Öğretiyor?
Faiz paritesi, uluslararası finansın “faiz yüksekse tamamdır” kolaycılığına karşı geliştirdiği güzel bir düşünme aracıdır.
Temel mesajı oldukça güçlüdür:
Bir para birimindeki yüksek faiz avantajını değerlendirirken diğer para birimindeki faiz oranını ve döviz kurunun etkisini birlikte düşünmek gerekir.
Covered interest parity, kur riskinin forward gibi araçlarla hedge edildiği durumda faiz farkı ile forward-spot kur ilişkisini açıklar. Uncovered interest parity ise faiz farkı ile gelecekteki beklenen kur hareketi arasında bağlantı kurar. Bank for International Settlements+1
Fakat gerçek piyasalar teorik modeller kadar steril değildir. Risk primi, işlem maliyetleri, likidite ve finansal aracılık koşulları parite ilişkilerinden sapmalara yol açabilir. BIS'in çalışmaları da özellikle covered interest parity'deki sapmaların finansal piyasa koşulları ve bilanço kısıtlarıyla ilişkili olabileceğini gösteriyor. Bank for International Settlements
Bu nedenle faiz paritesine bakarken belki de en sağlıklı yaklaşım şu:
“Bu faiz kaç?” sorusundan önce “Bu getiriyi hangi risk karşılığında elde ediyorum?” diye sormak.
Çünkü finans piyasalarında bazen en pahalı hata, yanlış hesap yapmak değildir.
Doğru hesabı yanlış soruya uygulamaktır.
Finans piyasaları zaten yeterince karmaşık. Bir de herkesi iki kutuya koyup işi daha da zorlaştırmaya gerek yok.
Faiz Paritesi Gerçekte Her Zaman Çalışıyor mu?
İşte burada teorinin kravatını çıkarıp gerçek hayatla tanışıyoruz.
Faiz paritesi önemli bir teorik çerçeve olsa da piyasaların her zaman kusursuz biçimde teoriye uyması beklenmez.
Özellikle uncovered interest parity, yani örtüsüz faiz paritesi konusunda ampirik çalışmalar önemli sapmalar bulunduğunu gösteriyor. IMF'nin kapsamlı değerlendirmelerinden biri, UIP varsayımının özellikle kısa vadelerde ampirik olarak güçlü biçimde sorgulandığını belirtiyor. IMF+1
BIS de covered interest parity'nin küresel finansal kriz sonrasında belirli dönemlerde sistematik biçimde bozulduğunu ve bunun hedge talebi, arbitraj kapasitesindeki sınırlamalar ve banka bilanço kısıtları gibi faktörlerle ilişkili olabileceğini tartışıyor. Bank for International Settlements
Yani ders kitabında:
Faiz farkı → kur farkı → denge
gibi tertemiz bir denklem görebiliriz.
Gerçek hayatta ise araya;
- likidite,
- işlem maliyetleri,
- kredi riski,
- piyasa stresi,
- sermaye hareketleri,
- merkez bankası politikaları,
- yatırımcı beklentileri
girebilir.
Finans piyasası bazen matematiği sever ama matematiğin söylediğini yapmayı reddeder.
Biraz aile toplantısındaki “mantıklı karar” tartışmasına benziyor.
Herkes hesabı yapmıştır ama kimse aynı sonuca ulaşmaz.
Faiz Paritesi ile Carry Trade Arasındaki İlginç İlişki
Faiz paritesini anlamanın en eğlenceli yollarından biri carry trade kavramına bakmaktır.
Carry trade kabaca düşük faizli bir para biriminden borçlanıp yüksek faizli bir para biriminde yatırım yapma stratejisidir.
Örneğin yatırımcı düşük faizli para biriminden borçlanıyor, daha yüksek faiz veren başka bir para birimine geçiyor ve aradaki faiz farkından yararlanmaya çalışıyor.
BIS'in açıklamasına göre carry trade stratejisinde yatırımcı düşük faizli bir para birimini fonlama amacıyla kullanırken daha yüksek faizli bir para biriminde yatırım yapar. Ancak yüksek getirili para biriminin değer kaybetmesi faiz avantajını silebilir. Bank for International Settlements
İşte faiz paritesi burada önemli bir teorik sınır çiziyor.
Eğer örtüsüz faiz paritesi kusursuz biçimde çalışsaydı, yüksek faizli para biriminin zaman içinde değer kaybı beklenir ve faiz farkından elde edilen avantaj dengelenirdi.
Fakat gerçek dünyada bu ilişki her zaman kusursuz gerçekleşmediği için carry trade stratejileri yatırımcıların ilgisini çekebiliyor.
Tabii “Faiz yüksek, hemen al!” cümlesi yatırım tavsiyesi değil; finansal felaket için hızlı tren bileti de olabilir.
Türkiye Açısından Faiz Paritesine Bakmak
Türkiye gibi döviz kuru hareketlerinin ekonomik kararlar açısından önemli olduğu bir ekonomide faiz paritesi kavramı özellikle dikkat çekicidir.
Bir yatırımcı TL faizine bakarken şu soruları birlikte düşünmelidir:
Nominal faiz ne kadar?
Beklenen enflasyon ne kadar?
Kurun geleceğine ilişkin beklenti ne?
Hedge yapmak mümkün mü ve maliyeti ne?
Yatırımın vadesi ne kadar?
Likidite ihtiyacı var mı?
Risk primi ne durumda?
Burada yalnızca faiz oranını ekrana yazıp “En yüksek olanı seçiyorum” demek biraz markete girip sadece indirim etiketine bakarak alışveriş yapmaya benzer.
Yüzde 50 indirim gerçekten avantajlı olabilir.
Ama ihtiyacınız olmayan ürün yüzde 50 indirimli olduğunda hâlâ ihtiyacınız olmayan üründür.
Finansta da yüksek faiz tek başına yüksek reel veya döviz bazlı getiri anlamına gelmez.
Faiz Paritesini Okurken Yapılan En Büyük Hatalar
Birinci hata, faiz oranını tek başına değerlendirmek.
İkinci hata, kur riskini yok saymak.
Üçüncü hata, teoriyi garanti gibi görmek.
Dördüncü hata, kısa vadeli piyasa hareketlerinden uzun vadeli ekonomik sonuç çıkarmak.
Beşinci hata ise faiz paritesini “kur kesin olarak şu kadar değişecek” şeklinde yorumlamak.
Özellikle UIP söz konusu olduğunda bu yaklaşım problemli olabilir. Akademik literatürde UIP'nin kısa vadede birçok kez reddedildiğine ilişkin güçlü bulgular bulunuyor. IMF+1
Dolayısıyla faiz paritesi bir kristal küre değildir.
Daha çok, önümüzdeki yolu anlamamıza yardım eden bir harita gibidir.
Harita önemlidir.
Ama hava şartlarını, yol çalışmalarını ve sürücünün kahvesiz olmasını harita bilemez.
Forumda Asıl Tartışılması Gereken Soru Ne?
Bence “Faiz paritesi çalışıyor mu?” sorusundan ziyade şu sorular daha ilginç:
Hangi koşullarda çalışıyor?
Hangi vadede daha anlamlı?
Risk primi ne kadar önemli?
Merkez bankalarının beklentileri bozması durumunda ne oluyor?
Hedge maliyeti yatırım kararını nasıl değiştiriyor?
Ve belki en önemlisi:
Bir yatırımın faiz getirisi yüksek diye neden otomatik olarak daha iyi olduğunu düşünüyoruz?
Çünkü yatırım dünyasında yüzdeyi görmek kolaydır.
Riski görmek daha zordur.
Bir yatırım hesabında yüzde 40 yazabilir. Fakat o yüzde 40'ın hangi para biriminde kazanıldığı, hangi sürede elde edildiği, enflasyonun ne olduğu, kurun nasıl hareket ettiği ve yatırımın ne kadar risk taşıdığı bilinmeden bu rakam tek başına fazla bir şey söylemez.
Sonuç: Faiz Paritesi Aslında Bize Ne Öğretiyor?
Faiz paritesi, uluslararası finansın “faiz yüksekse tamamdır” kolaycılığına karşı geliştirdiği güzel bir düşünme aracıdır.
Temel mesajı oldukça güçlüdür:
Bir para birimindeki yüksek faiz avantajını değerlendirirken diğer para birimindeki faiz oranını ve döviz kurunun etkisini birlikte düşünmek gerekir.
Covered interest parity, kur riskinin forward gibi araçlarla hedge edildiği durumda faiz farkı ile forward-spot kur ilişkisini açıklar. Uncovered interest parity ise faiz farkı ile gelecekteki beklenen kur hareketi arasında bağlantı kurar. Bank for International Settlements+1
Fakat gerçek piyasalar teorik modeller kadar steril değildir. Risk primi, işlem maliyetleri, likidite ve finansal aracılık koşulları parite ilişkilerinden sapmalara yol açabilir. BIS'in çalışmaları da özellikle covered interest parity'deki sapmaların finansal piyasa koşulları ve bilanço kısıtlarıyla ilişkili olabileceğini gösteriyor. Bank for International Settlements
Bu nedenle faiz paritesine bakarken belki de en sağlıklı yaklaşım şu:
“Bu faiz kaç?” sorusundan önce “Bu getiriyi hangi risk karşılığında elde ediyorum?” diye sormak.
Çünkü finans piyasalarında bazen en pahalı hata, yanlış hesap yapmak değildir.
Doğru hesabı yanlış soruya uygulamaktır.